dinozor

Stegozorus dünyaya gelir gelmez ne kadar şanslı olduğunu, çok güzel bir ailesi olduğunu düşündü. Hem annesi hem de kardeşleri onu her zaman çok sevdiler, her zaman korumaya, mutlu etmeye çalıştılar. Pek de akıllı olmayan Stegozorus’a hep destek oldular. Mutlu ailelerin sırrı budur.

Serinin her kitabında farklı bir dinozor ile tanışacak ve hepsini çok seveceksiniz.

 

Yeşil dinozor çok mutluydu ama o büyüdükçe başka dinozorlarla karşılaşma özlemi de arttı. Dünya üzerinde yaşayan tek dinozor olduğuna inanmak istemeyen Çınazor’un diğer dinozorları arayış yolculuğunu merakla okuyacaksınız. Peki küçük yeşil dinozor onları bulabilecek mi?

Annesi ve kardeşleriyle birlikte mutlu ve neşe içinde yaşayan Parasaurolofus’un tek üzüntüsü kendine ait bir sesinin olmayışıydı. Kardeşleri gibi kükreyemiyor, kediler gibi miyazlayamıyor, köpekler gibi havlayamıyordu. Onun kendi sesini arayış macerasını eğlenerek okuyacaksınız.

Serinin her kitabında farklı bir dinozor ile tanışacak ve hepsini çok seveceksiniz.

Yemyeşil bir parkta, ulu bir çınarın gölgesindeki yuvasında mutlu mesut yaşayan köstebeğin hayatı bir gün aniden değişir. Çalışırken bulduğu gizemli taşların tarih öncesi devirlerden kalan beş ayrı türe ait dinozor yumurtası olduğunu anlaması yumurtaların teker teker kırılıp, dinozorların hayatına girmesiyle olur. Serinin her kitabında farklı bir dinozor ile tanışacak ve hepsini çok seveceksiniz.

 

En son dinozorun milyonlarca yıl önce yaşadığına inanılıyordu. Bir gün güzel bir ormanda, dev bir yumurtadan yavru bir dinozor dünyaya gelene kadar…

 

Çınazor doğduğu ormanda çok mutluydu ama dünyadaki tek dinozor olduğuna inanmıyordu. Çevresindeki tüm hayvanların ailesi yanındaydı ama Çınazor yalnızdı. Arkadaşlarını çok sevmesine rağmen kendisine benzeyen başka dinozorları da görmek, tanımak istiyordu. Bunun için ormandan ayrılması gerekse bile…

Ankilozor kocaman ve hantal vücuduyla tıpkı bir tank gibi yürür. Kuyruğunun ucundaki kocaman topuzu, dikenli derisi ile yenilmez gibi görünür. Ama hiç durmadan yemek yemesi ve ardından sürekli geğirmesi onu komik gösterir.

Serinin her kitabında farklı bir dinozor ile tanışacak ve hepsini çok seveceksiniz.

Tiriseratops uzun bir uykudan uyandığında yumurtadan çıkma vaktinin geldiğini anlamıştı. Büyük bir heyecanla yumurtasını kırdığında karşısında şaşkın şaşkın bakan köstebek ile karşılaştı. Onun annesi olduğundan bir an bile şüphe etmedi. Sevinçle kendini annesinin kollarına bıraktı ve mutlu yaşamına başladı…

Serinin her kitabında farklı bir dinozor ile tanışacak ve hepsini çok seveceksiniz.

Ti-reks kocaman kafası, kocaman dişleri ve bir de yeri göğü inleten kükremesi ile ilk bakışta ürkütücü olsa da kardeşlerini ve annesini çok seven bir minik dinozor. Bazen öfkeye kapılıp etrafında ne varsa kırıp dökse de sonra yaptıklarından pişmanlık duyar, kardeşlerine sarılarak af diler, sarılmayı pek beceremese de…

Serinin her kitabında farklı bir dinozor ile tanışacak ve hepsini çok seveceksiniz.