Parasaurolophus KİMDİR?

on Perşembe, 17 Mayıs 2012.

parasopsParasaurolophus yaklaşık 10-12 m uzunluğunda, 2,8 m yüksekliğinde ve 2-2,5 ton ağırlığındaydı. Kahverengi puanlı, kaşık gagalı, perde ayaklı ve sivri kuyrukluydular. Başında uzun bir kemikten yapılmış ibiği ile beraber başı 1,6-1,8 m idi. Bu ibik ile düşük frekanslı, korna gibi sesler çıkarabildiği düşünülüyor. Gelişmiş görme ve duyma algıları vardı, ancak hiç doğal savunma araçları yoktu. Dişsiz bir gagaları ve çok sayıda diş içeren bir çeneleri vardı.

Beynin bedene oranına bakılırsa orta ölçekte zekaya sahip dinozorlardandı.

Parasaurolophus, çam iğneleri, yaprak, ince dallar ile beslenen bir otoburdu. Fosilleşmiş mide içeriğinin çoğunlukla kara bitkilerinden oluştuğu tespit edilmiştir. Bu da onun daha çok karada vakit geçirdiğini göstermektedir. İlk bakışta tepesindeki ibiği bir şnorkel gibi kullandığı düşünülebilir ama üzerinde burun deliğine benzer herhangi bir delik yoktu.

Parasaurolophus iki bacağı ile yürür ve koşardı, hızlı dinozorlardan sayılabilir. Besin bulmak için yürür, bazen de suya girerdi.

Kuzey Amerika’da pek çok fosili bulunmaktadır. İlk olarak 1922’de Kanada, Alberta’da Dr. William A. Parks tarafından, neredeyse tam olan bir fosilinden tanımlanmış ve adlandırılmıştır.

Parasaurolophus Kretase’nin sonunda, yaklaşık 76-65 milyon yıl önce, Sürüngenler çağı olan Mezozoik’e doğru yaşamışlardır. Çağdaşları Albertosaurus, Nanotyrannus, Lambeosaurus, Euoplocephalus, Kritosaurus ve Pachyrhinosaurus gibi dinozorlardır.

Triceratops KİMDİR?

on Perşembe, 17 Mayıs 2012.

trisetorTriceratops gergedan benzeri dinozorlardandı. Adının anlamı “üç boynuzlu yüz”dür. Dört bacağı üzerinde yürürdü. Yüzünde onu koruyan üç boynuz vardı ve yine kafasından arkaya doğru uzanan geniş fırfırlı bir kemik yakalık vardı. Önde, papağan benzeri gagasının üzerinde bir kısa boynu, arkada gözlerin hemen ardında, gözlerini avcılardan korumaya yarayan iki uzun boynuz vardı (1 m). Üç metre uzunluğunda hantal bir kafatası vardı, bilinen kafatası en geniş olan kara hayvanıdır. Tüm vücudunun üçte biri kafadır. Yumurtalarının üzerinde kuluçkaya yatardı.

Triceratops yaklaşık 9 m uzunluğunda, 3 m boyunda ve 6-12 ton ağırlığındaydı. Kısa, sivri uçlu bir kuyruğu, puanlı derisi, sütun şeklinde bacakları, ucunda kanca şeklinde pençeleri vardı.

Triceratops yaklaşık 72–65 milyon yıl önce, Kretase sonlarında, Sürüngenler Devri olan Mezozik başlangıcına doğru yaşamışlardır.

65 milyon yıl önceki Kretase-Tersiyer yok oluşun hemen öncesinde yaşadığı saptanan son türdür.

Triceratops; Tyrannosaurus rex, Ankylosaurus , Corythosaurus ve Dryptosaurus ile aynı dönemde yaşamıştı.

Triceratops, bitkilerle beslenirdi. Yere yakın duran başı yüzünden büyük olasılıkla kısa otlar ile beslenirdi. Yanaklarındaki dişler aracılığıyla oldukça iyi çiğneyebilirdi, pek çok dinozor bunu yapamaz. Triceratops’un boynuzları, gagası ve iri gövdesiyle yüksek bitkileri de devirebildikleri sanılıyor.

Triceratops dört ayağı üzerinde yürüyen ve bu gruptaki diğer dinozorlara göre biraz yavaş kalan bir dinozordu.

Triceratops fosillerinin çoğu doğu Kanada ve doğu ABD’de bulunmuştur. İlk Triceratops kafatası 1888’de John Bell Hatcher tarafından bulunmuştur. Günümüze kadar 50 kafatası ve bazı vücut kısımlarına ait kemikler bulunmuştur.

O zamanlarda Tyrannosaurus Rex ile aynı bölgeleri paylaştığı iki dinozorun sık sık dövüştüğü, T-Rex’e karşı savaşında Triceratops’un da sık sık kazandığı tahmin ediliyor.

STEGOSAURUS KİMDİR?

on Perşembe, 17 Mayıs 2012.

stego2Stegosaurus (Stegozor) 8–9 m uzunluğunda, 2,75 m yüksekliğinde ve 3100 kg ağırlığındaydı. Yaklaşık bir otobüs büyüklüğünde olmasına rağmen ceviz büyüklüğünde oldukça küçük bir beyni vardı (70 – 80 g). Yani Stegosaurus’lar vücut-beyin oranına bakıldığında zeka seviyesi en düşük dinozorlardandır. Kafatası uçta bir noktada birleşecek şekilde uzun ve dardı. Kafasını genellikle yere yakın tutardı, muhtemelen kafa-yer mesafesi 1 m’yi geçmezdi.

Stegosaurus’un sırtına yapışık, iki sıra kemik plaklar vardı. Bu plaklar yaklaşık75 cm uzunluğunda ve aslında pek sağlam olmayan yapılardı. Görevi tam olarak bilinmiyor ama vücut sıcaklığını dengelemede kullanıldığı düşünülüyor.

Stegosaurus esnek kuyruğunun sonunda her iki tarafında dikenler vardı. Bu dikenler düşmanlardan korunmayı da sağlarlardı.

Genellikle dört ayak üzerinde yürür ama otlanırken zaman zaman arka ayakları üzerine de durduğu düşünülmektedir. Stegosaurus'un ön bacakları dümdüzdür ve arka bacaklardan kısadır. Arka bacaklar biraz daha yaygandır. Ön ayaklarda beş kısa geniş parmak ve bunların ucunda yine beş kısa tırnak bulunur, bu yapılar toynağı andırmaktadır. Arka ayakların her birinde de bunlardan üç tane vardır.

Stegosaurus sadece bitkilerle beslenirdi. Stegosaurus’un otlanmak için arka ayakları üzerinde yükselip yükselmediğine dair bir tartışma vardır. Eğer arka ayakları üzerinde yükselmiyorsa ancak 1 m uzunluğundaki bitkilerle beslenebilir. Bunlar da eğrelti otları, kara yosunları, atkuyruğu ve gür kozalaklı bitkilerden oluşur. Tam olarak bilinmemekle beraber Stegosaurus Kuzey Amerika’nın doğusunda Jurassic sonunda yani yaklaşık 156–140 milyon yıl önce yaşamıştır, dolayısıyla o dönemde buralarda bulunan büyük etçil hayvanlara av olmuşlardır. Ceratosaurus, Marshosaurus, Torvosaurus gibi büyük etçillerin yanı sıra Ornitholestes gibi küçük etçillere de yem olmuş olabilir.

Kuzey Amerika, Avrupa’nın doğusu, Hindistan’ın güneyi, Çin ve Güney Afrika’da çok sayıda Stegosaurus fosili bulunmuştur. İlk Stegosaurus fosili 1876’da Colorado’da (ABD) bulunmuştur.1992’de iskeleti neredeyse tamamlanmış Stegosaurus fosili yine Colorado (ABD) yakınlarında bulunmuş ve "Spike" ismi konmuştur. Buranın çok yakınlarında bir de ayak izi fosili bulunmuştur.

ONLINE SATIŞ

dr logo

ky header_logo

SATIŞ NOKTALARI

Çok yakında tüm kitapçılarda...

Telefonla siparişleriniz için;

0 212 352 16 61

İLETİŞİM

Sigma Publishing Dan&Org. Dış Tic. Ltd.Şti.

Vişne 2 Bölgesi, Çayır Güzeli Sk.
No:14 Zekeriyaköy, Sarıyer
İstanbul

İLETİŞİM